Linux , Open Source ve Free Software ... Bu kavramlar her gün karşımıza çıkıyor ama altlarında neler barındırdığını herkesin bildiğini söylemek çok zor. Yani bu kavramların kafalarda tam olarak yerli yerine oturmadığı su götürmez bir gerçek. GNU / Linux'un sadece bir işletim sistemi olmaktan öte arkasında yatan paylaşım felsefesiyle bir fenomen haline gelmesi insanı bu kelimeler ve çağrıştırdığı anlamlar üzerinde düşünmeyi zorluyor.
1985'te Richard Stallman , Free Software Foundation - FSF yani Özgür Yazılım Derneği'ni kurduğunda yazılımlar dünyası , etkisi yıllar sonra ortaya çıkacak bir depremle sarsılacağının farkında değildi. Bu nedenle işe serbert yazılım dünyasının en önemli figürü olan Richard Stallman hakkında biraz bilgi vererek başlayalım.
Richard Stallman 1971'de Harvard mezunu olarak ABD'nin ünlü üniversitesi MIT'nin Artificial Intelligence Lab ( yapay zeka laboratuar )'ına girdi. Görevi MIT'in geliştirdiği ve kullandığı işletim sistemi ITS üzerinde çalışmak ve geliştirmekti. Hacker kelimesi o yıllarda şimdiki kullanımından farklı olarak , hayatını program yazmaya adamış , programçılığı bir zeka gösterisi olarak yaşayan programcılar için kullanılıyordu. Richard Stallman'da kısa zaman içersinde MIT'deki en ünlü Hacker'lardan biri haline geldi. O dönemde MIT Yapay Zeka Laboratuar'ında yazılım "serbest"ti ve hiçbir program kaynay kodundan bağımsız olarak dağıtılmıyor ve paylaşılmıyordu. Xerox tarafından üniversiteye bağışlanan yazıcının kağıt sıkıştırma problemi Richard Stallman'ın hayatında yeni bir sayfa açtı. Yazıcı sürekli kağıt sıkıştırıyordu. AI Hackerları bunu çözebilecek bilgi ve deneyime sahipti fakat sürücü kaynak kodları Xerox'taydı. Richard Stallman sorunu çözmek için Xerox'dan kaynak kodlarını istedi fakat kodu geliştiren ekip Xerox'la bir gizlilik anlaşması imzalamıştı Richard Stallman ?ın aldığı cevap AI'daki hackerların kültüründen çok uzaktı.
Richard Stallman bu olaydan çok etkilendi. Ona göre bu gizlilik anlaşması topluma karşı yapılmış bir ihanetti. Kaynak kodları verilerek yazılımın sadece binary ( ikili sistemde - makine dilinde ) verilmesi ona gore "Truva atıydı". Yazılımı sadece geliştiriçisinin istediği sekilde kullanmak Richard Stallman'a çok mantıksız geliyordu. Yazılım asıl olarak kullanıcısına hizmet etmeliydi ve bu hizmet kullanıcısının yazılımı değiştirme / geliştirme hakkınıda içermeliydi. Her ne kadar günümüz için pek bir anlamlı olmasa da o dönemde bilgisayar kullananların önemli bir kısmının bizzat programcı olması bu yaklaşımı son derece doğal kılıyordu. Fakat dönem değişiyordu ve laboratuardan birçok insan çeşitli şirketlerle bu tip anlaşmalar imzalayarak dışarıya iş yapmaya başlamıştı. Stallman bu trendin dışında kaldı ve bir süre sonra 1985 AI'den ayrılarak Free Software Foundation ( özgür yazılım derneği )'ni kurarak MIT ile bağlarını kopardı. Bu sayede 1984'te başlattığı GNU projesini tam zamanlı olarak yürütebilecekti.
GNU, Stallman'ın tamamen özgür, o dönemde lisansı AT&T'nin elinde olan Unix gibi bir işletim sistemi yaratmak üzere başlattığı bir projeydi. GNU; "GNU is not Unix" yani GNU Unix değildirin hacker kısaltmasıdır. GNU'nun hem Unix olmadığını hemde isminin Unix kelimesini kullanacak kadar Unix ile iç içe Olduğunu anlatan , tekrara dayalı mantıksal bir kurguydu.
SİSTEM AMERİKA'DAN ÇEKİRDEK FİNLANDİYA'DAN
Linux ; Linus Torvalds tarafından başlatılan internet üzerinden haberleşen çok sayıda gönüllü programcının katıldığı " İşletim Sistemi Çekirdeği Projesi"dir. İşletim sisteminin tamamı değildir. Yalnızca çekirdeğidir. Çekirdek sistemde donanım ve uygulamalar arasında ilişkileri düzenleyen en önemli bileşendir. Linux Türkçede yazıldığı gibi okunur. Aşağıda Linus TORVARDS'ın azıdan Linux'ün okunuşunu duyabilirsiniz.
http://ftp.funet.fi/pub/Linux/PEOPLE/Linus/SillySounds/english.au/a>